Varlığıma Dair Bir Kanıt

 

Saat 2’yi geçtikten sonra yalnız olduğumu büsbütün hissediyorum. Bunca sene bize yalnızlık duygusunun fiziksel olarak tek başına olmakla bir ilgisi olmadığı söylendi. “Kalabalıklar içinde yalnız” klişesi bu tezatlığı dayattı durmadan. Fiziksel yalnızlığı bunca uzun süredir kuvvetle yaşayan biri olarak şimdi biliyorum ki yalnızlık büsbütün tek başına kalma haliymiş.

“Çok sevdiğim dostlarım var, ailemin desteği her zaman yanımda, kız/erkek arkadaşımla derin bir bağımız var” sözlerinin birer palavra olduğunu anlıyorum şimdi. “Günaydın” sözünü çıkarıyorum lügatımdan, “Allah rahatlık versin”i de öyle. “Afiyet olsun” çoktandır yok ortalıkta. Halbuki bu küçük temennilermiş gerçekten günü aydınlatan, rahatlatan ve yemeğin tadını veren. Bunlar yoksa uyanmak yok, uyumak yok, doymak yok.

Bunca aydır dışarı çıkmadım. Sokakta yürümedim. Kimseyle konuşmadım. Kitap dahi okumadım. Böyle bir yalnızlık. Sadece ben.

İnsanı tanımlayan da demek bağlarıymış. İnsan birileriyle ilintilendikçe varmış. Bunca zaman birilerinin çocuğu, arkadaşı ve öğrencisiymişim. Yalnız olmak meğer olmamakmış.

Yaralanmış hayvanlar gibi ağlamanın bir anlamı yok sesini duyan yoksa. Ağlamak gereksiz yalnızken, gülmek gibi, şaşırmak gibi tıpkı. Hiçbir duygu muhatabı yoksa gerçek değil çünkü.

Her şey “görülmek” için. Görülmek, bilinmek, tanınmak: kuyuya bağırıp yankıyı duymak. Kendini ispat çabasından apayrı bir şey bu. Var olduğum bilinmiyorsa eğer, ormanda devrilen o meşhur yalnız ağaçtan başkası değilim. Güldüğüm bilinmiyorsa gülmüyorum. Kimse şahitlik etmiyorsa düşüncelerime, yokum. İnsan sosyal bir hayvandır deniyor, belki de insan varlığından başkaları üzerinden emin olan varlıktır. Acı çekmek ve ağlamak, yalnız insanlar gerçekten yapıyor mu bunu sık sık bilmiyorum. Ben yalnızca annemle telefonda konuşurken ağlıyorum çünkü, sadece bir duyan olduğu zaman. Duyan ve karşılık veren bir başka özne olmalı her zaman. Olmadığında sadece bulaşık makinasını izliyorum. Bazen gardırobu.

Haftalar sonra ilk defa dışarı çıkmaya başladım. Haftada bir gün çıkmaktan farklı bir şey bu. Her gün kendimi var olmaya zorluyorum. Birkaç insan tarafından onaylanıyor var olduğum, sonra eve dönüyorum. Her dışarı çıktığımda eve döndüğümde beni bekleyen yalnızlığın korkusunu hissediyorum. Zehir oluyor o birkaç saat de. Bazen eve girmeyi hiç istemiyor canım, neredeyse ağlamaklı oluyorum. Kuyuya bağırdım, bir yankı duydum. Hep kuyunun başında beklemek mümkün mü?  

Böylesi bir yalnızlığı az kişi yaşamıştır zannediyorum. Huzurevinde ziyaretçi bekleyen insanlar böyle mi hissediyor acaba? Gereksiz bir bekleyiş. Gelen temelli kalacak değil ya, gelenler gidecekler. Buraya ait değiller. Böylece tüm anlam beklemenin kendisinde toplanıyor. Beklemek ümitvar olduğum biricik zaman dilimi.

Bazen bekleyecek hiçbir şey olmuyor. Ümit edecek, heyecanlanacak da. Sabahları akşamı bekliyorum o zaman, akşamları da sabahı. En “var olmadığım” anlar bunlar. Karnım acıkmasa, üşümesem var olduğuma kendimi bile inandıramam. Bazen apartmanda sesler duyuyorum fakat, birileri geliyor, birileri gidiyor. Anahtar sesleri, kapı çarpmaları. En çok sevdiğim ses ise zil sesi. Komşularıma misafir geliyor. Seviniyorum.

Önceki akşam arabayı parkederken birisi hemen yanıma park etti. Ağır ağır hareket ettim denk gelebilmek için. Belli, bizim apartmanda oturuyor. Denk gelsek ne güzel olur, çamaşır asmaya çıktığımızda birbirimize el sallarız. Kendime bir kuyu mu buldum yoksa? Hayır, komşum hiç oralı değil. Arabadan çıkma gerek artık, garip görünüyorum.

Bu zamana dek tek yaptığım yalnızlığı düşünmemek olmuştu oysa. Üç hafta daha düşünmesem annemler gelecekti. 3 haftacık. Günde 9 saat uyusam, 3 saat yemekle geçse, 3 saat dışarıda yürüsem geriye 9 uzun saat kalıyor. 189 saat buzdolabının sesini dinlesem annemler gelmiş olur.

Ben yazmaya başlayamam, söze nereden gireyim hiç bilemem. Bitirmek. O daha fena. Kuyudan uzaklaşmanın vakti gelmiş demek. Ben bunları yazdım, okumasaydınız yazmış olmazdım. Bu esnada 188 saat kaldı yalnızlığımda. Bu bir saat beklemenin umudunu taşıdım.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Merhaba arkadaşlar, kanalıma hoşgeldiniz.